 |
 |

Hamilelik Süreci
İnsan vücudu gebeliği gerçekleştirebilmek için oldukça iyi gelişmiş bir
adaptasyon mekanizmasına sahiptir. Bu durumda anne adayının kendini bekleyen
değişiklikleri iyi bilmesi ve bunlara karşı hazırlıklı olması gerekmektedir.
Dr. Banu Göker Özdemir'in Gebelik döneminde vücutta meydana gelen 10 değişiklik ve
uyum sağlama yöntemleri hakkındaki” yazısını aşağıda bulabilirsiniz.
Anne adayları bu baş döndürücü değişikliklere hazır olmalı
Gebelik bir kadının hayatında bir kaç kez yaşayacağı ve yaklaşık 9 aylık bir
süreçte bir çok değişimin hızla geliştiği fizyolojik bir dönemdir. Bu değişim
yumurta ve spermin birleştiği gebeliğin ilk günlerinden doğuma kadar devam
etmektedir ve bu baş döndürücü hıza ayak uydurmakta anne adaylarını bazı
zorluklar bekleyebilir. Yumurta ve spermin birleşmesi ile oluşan zigot
döllenmeden sonraki 6-7. günlerde embriyo halinde anne rahmine tutunur ve bu
dönemden sonra bu hücreler programlı bir şekilde bölünüp çoğalarak fetusu
oluşturur. Gelişen embriyo anne karnında yerini alarak gelişimini tamamlamak
için daha ilk günlerden çeşitli hormonlar sentezlemeye başlar. Gerek anne
adayının yabancı olduğu bu hormonlar ve gebeliğin idamesi için vücutta oluşan
adaptasyon mekanizmaları, gerekse gebeliğin ilerleyen haftalarında rahim içinde
büyüyen fetusun meydana getirdiği fiziksel değişimler sonucu annenin vücudunda
ve ruh halinde birçok değişikliğin meydana gelmesi çok doğaldır.
1. Kilo artışı
Gebelikde meydana gelen değişimlerin en başında kilo artışı gelir. Bu, sağlıklı
bir gebeliğin sürdürülebilmesi ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya getirilmesi için
gerekli bir durumdur. Tabi ki kilo alımının normalden çok az veya fazla olması
anne ve bebek için bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir. Dengeli
ve düzenli beslenerek günlük kalori alımını ortalama 150-300 kcal arttırarak
bebek için gerekli besinler sağlanabilir. Anne adayının gebe kalmadan önceki
vücut kitle indeksine göre değişmek üzere beklenen, 9 ila 16 kg alınmasıdır. Bu
rakamın normal vücut kitle indeksi, kadınlar için ortalama 10-12 kg olduğu
söylenebilir. Genellikle ilk 12 hafta 1.8- 2 kg arasında kilo alınması, takip
eden 3 ayda haftada 0.5 kg alınması bundan sonra doğuma kadar yaklaşık 4.5 - 5
kilo alması beklenir.
2. Ciltteki Değişiklikler
Gebelik sürecinde, hormonel faktörlerden dolayı neredeyse vücudunun
her yeri etkilenmektedir. Ciltte ,saç ve tırnaklarda, diş ve dişetlerinde de
birçok değişimler meydana gelir. En dikkat çekici değişikler ise ciltte
meydana gelenlerdir.Anne adaylarının cildinde kuruluk, meme ve karında
çatlaklar, yüzde gebelik maskesi denen lekeler, cilt renginin koyulaşması,
sivilcelerin artması gibi sorunlar meydana gelebilir.
Bir anne adayının vücudunu iyi koruması için gebeliği boyunca hijyenik bakımına
ve vücut bakımına dikkat etmesi önemlidir. Cildinde kuruluk yaşayan bir kadının
normal sabun kullanması yerine cildin nemlenmesini sağlayacak gliserin bazlı
sabunlar kullanılabilir. Banyo esnasında vücut yağlarının kullanılması ve
çıktıktan sonra mutlaka nemlendirici krem sürülmesi önerilmektedir.
3. Hormonel Değişiklikler
Gebelikte en çok şikayet edilen konulardan biriside vajinal akıntılardır.
Hamilelik sürecinde vajinanın doğal florasında ve pH değerinde meydana gelen
değişiklikler sonucu akıntı fazlalaşır, enfeksiyona meyil artar. Vajen
asiditesinin artmasına bağlı olarak gebelikte vajinal mantar enfeksiyonları
sıklıkla gelişebilir. Fazla miktarda sarı,yeşil renkli kötü kokusu olan bir
akıntı vaya vajinal kaşıntı meydana gelirse bunun mutlaka kontrol edilmesi ve
gerekli görülürse ağızdan ilaç veya vajinal fitiller kullanılması gerekebilir.
Hamileliğin özellikle son dönemlerinde meme bezleri çalışmaya başlar ve meme
başından kolostrum dediğimiz beyaz-sarı renkli sütün geldiği gözlenebilir. Bunun
anne adayının sağlığı açısından herhangi bir zararı yoktur. Meme başındaki
kolostrum ılık sabunlu bir bezle temizlenebilir, eğer gün içinde rahatsızlık
verecek şekilde çok geliyorsa günlük göğüs pedleri kullanılabilir. Gebeliğin
özellikle ikinci yarısından sonra sutyenlerin değiştirilmesi gereklidir. Memeyi
alttan destekleyecek çok fazla sıkmayan, pamuklu çamaşırlar tercih edilmelidir.
4. Uyku Sistemindeki Değişiklikler
Anne adayının gebeliği boyunca bir çok yakınmalardan biri de uyku bozukluğudur.
Yapılan çalışmalar anne adaylarının neredeyse yüzde 80’inin hamileliklerinin
belirli bir döneminde uyku problemi yaşadığını ortaya koymaktadır. Gebeliğin ilk
aylarında hormonal değişikliklere bağlı olarak anne adaylarında gün içinde uyku
hali, konsantrasyon bozukluğu ve sürekli uyuma isteği gelişebilir. Bu tamamen
kanda yükselen progestron hormonuna bağlı normal bir olaydır. İlk aylardaki
progesterone hormonunun yükselişi aynı hızla devam etmeyeceği için gebeliğin
ilerleyen dönemlerinde çoğunlukla bu sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
Hormonal değişimlere ek olarak ilerleyen gebelik haftalarında karnın büyümesi
ile bel ve sırt ağrılarının olması, anne adayının kilo aldıkça yatakta kendine
rahat bir pozisyon sağlayamaması gibi nedenlerden dolayı uyku sorunları meydana
gelir. Bunların dışında bebek hareketlerinin gece boyunca çok fazla hissedilmesi
de uykuyu bölen bir faktördür.
5. Vücut Postüründeki Değişiklikler
Hamilelik boyunca anne karnında büyüyen bebekle birlikte vücut postüründe
değişiklik meydana gelir. Bununla birlikte gebeliğe bağlı hormonlar vücuttaki
bağları ve eklemleri de etkileyerek vücut dengesinde değişikliğe neden olur,
böylece düşme ve buna bağlı yaralanmalar ve travmalar daha sık görülür. Bu
yüzden anne adaylarının kış aylarında dışarı çıkarken yüksek topuklu olmayan,
altı kaymayacak ayakkabıları tercih etmeleri önerilmektedir.
6. Kalp Ve Dolaşım Sistemindeki Değişiklikler
Gebelikte sayılamayacak kadar çok değişiklik meydana gelmesi ile beraber
anne adayının kalp ve dolaşım sistemi, sindirim,solunum, üriner sistemi gibi tüm
vücut sistemlerinde gözle görülemeyen değişiklikler de meydana gelir.
Bunların en başında kalp ve dolaşım sistemindekiler gelmektedir. Gebeliğin
kendisi kalp ve dolaşım sistemini zorlayan bir durumdur. Fetusun gelişmesi ile
birlikte rahime giden kan miktarının artması, büyüyen rahimin diaframı yukarı
iterek kalbi yukarı-öne ve sola doğru döndürmesi, kan damarlarındaki plazma
volümünün artmasına bağlı olarak gebeliğin ikinci yarısından sonra fizyolojik
bir kansızlık durumunun meydana gelmesi bu sistemdeki önemli değişikliklerdir.
Gebelik öncesi sağlıklı bir kadında bu değişimler problem yaratmazken, gebelik
öncesi henüz semptom vermemiş gizli kalp hastalıkları belirginleşebilir veya var
olan kalp hastalıkları daha kötüye gidebilir.
7. Solunum Sistemindeki Değişiklikler
Diyaframın yukarı itilmesi ve bununla birlikte progesteron hormonun artışına
bağlı olarak solunum sayısında artma meydana gelebilir. Yine bu dönemde kılcal
damarlarda kan akımının artmasına bağlı olarak burun kanamaları sık olabilir,
ses tellerinde meydana gelen ödeme bağlı olarak nadirde olsa ses kısıklığı
gelişebilir.
8. Üriner Sistemdeki Değişiklikler
Yine gebeliğin ilk başında hormonal değişimlere daha sonrada anne karnında
bebeğin idrar torbasına baskı yapması nedeniyle sık idrara çıkma problemleri
gelişebilir. Ayrıca böbreklerde ve üreter dediğimiz idrar yollarındaki basıya
bağlı ve progesteron hormonuna ve idrarın böbrekten mesaneye gelişiminin
yavaşlamasına bağlı olarak böbreklerde genişleme gelişebilir, idrar yolu
enfeksiyonları sıklıkla görülebilir.
9. Sindirim Sistemindeki Değişiklikler
Sindirim sistemi ile ilgili olarak özellikle ilk üç ayda bulantı, kusma
gelişebilir. Bununla birlikte gebelikte tükürük salınımı artar. Midenin yukarı
itilmesi ve hormonal nedenlerden dolayı mide boşaltım hızının azalması sonucu
mide içeriği kolayca yemek borusuna geri dönerek mide yanmalarına neden olur.
Ayrıca barsak hareketlerinin de yavaşlamasına bağlı olarak kabızlık gebelikte
oldukça sık görülen bir sorundur.
10. Ruhsal Değişiklikler
Bütün bunların dışında gebelikte bir çok ruhsal değişiklikler meydana gelmekte
ve bunların bir çoğu göz ardı edilmektedir. Gebeliğin özellikle ilk üç ayında
değişken ruh hali meydana gelebilir. Sıklıkla nedensiz ağlama nöbetleri görülür.
Bazen çok arzu edilen gebeliklerde bile ilk aylarda gebeliği kabullenememe, içe
dönüklük, pasiflik meydana gelebilir. İlerleyen aylarda ise vücut imajında
meydana gelen değişimlerden dolayı utanma duygusu gelişebilir.Gerek vücuttaki
değişimler gerekse bebeğe zarar verileceği endişesi nedeniyle cinsel istek
azalabilir. Son aylarda ise gebeler genellikle doğum korkusu, sağlıklı bir bebek
dünyaya getirebilme endişesini yoğun bir şekilde yaşayabilir.
|
 |
 |